
Şah damarları, boynun her iki tarafında bulunan ve beyne kan taşıyan ana damarlardır. Bu damarlarda gelişen daralma veya tıkanıklıklar, beynin kanlanmasını etkileyebilir ve felç (inme) riskini artırabilir.
Şah damarı hastalıkları çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilir ve rutin kontroller sırasında tesadüfen saptanabilir.

Şah damarı hastalıklarının en sık nedeni damar sertliği (ateroskleroz) olarak bilinen süreçtir.
Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve ileri yaş damar sertliğinin gelişimini hızlandırabilmektedir.
Zamanla damar içerisinde oluşan plaklar kan akımını azaltabilir veya bu plaklardan kopan parçalar beyin damarlarını tıkayarak felce neden olabilir.
Birçok hastada hiçbir belirti görülmeyebilir. Belirti ortaya çıktığında;
gibi şikâyetler görülebilmektedir.
Bu şikâyetler bazen kısa sürede düzelebilir. Ancak geçici olması önemsenmemesi gerektiği anlamına gelmez ve mutlaka değerlendirilmelidir.
Tedavi yöntemi; damar darlığının derecesine, hastanın şikâyetlerine ve felç riskine göre belirlenir.
Bazı hastalarda ilaç tedavisi ve düzenli takip yeterli olurken, ileri derecedeki darlıklarda girişimsel veya cerrahi tedavi gerekebilir.
Günümüzde şah damarı darlıklarının tedavisinde hem cerrahi hem de stent uygulamaları kullanılabilmektedir. Ancak her hasta için en uygun yöntem aynı değildir.

Şah damarı darlıklarının tedavisinde cerrahi yöntem, günümüzde birçok hasta için halen en güvenilir ve en sık tercih edilen tedavi seçeneklerinden biridir.
Karotis endarterektomi adı verilen bu yöntemde, damar içerisindeki darlığa neden olan plak çıkarılarak beyne giden kan akımı yeniden düzenlenir.
Özellikle uygun cerrahi adaylarında, uzun dönem sonuçları ve felçten korunma açısından cerrahi tedavi önemli avantajlar sağlayabilmektedir.

Bazı hastalarda kasık damarından girilerek şah damarına stent yerleştirilebilmektedir.
Karotis stenti; özellikle daha önce boyun bölgesinden ameliyat geçirmiş, boyun bölgesine ışın tedavisi (radyoterapi) uygulanmış, cerrahi girişimin teknik olarak daha yüksek risk taşıdığı veya damar yapısının uygun olduğu hastalarda önemli bir tedavi seçeneği olabilir.
Ancak stent uygulamaları da tamamen risksiz işlemler değildir. İşlem sırasında veya sonrasında felç riski dahil olmak üzere bazı komplikasyonlar görülebilmektedir.
Bu nedenle tedavi seçimi yalnızca işlemin kolaylığına göre değil, hastanın özellikleri ve uzun dönem sonuçlar dikkate alınarak yapılmalıdır. Amaç, her hasta için en uygun ve en güvenli tedavi yöntemini belirlemektir.
Şah damarı hastalığı tedavi edilmiş olsa bile damar sertliğine yol açan risk faktörlerinin kontrol altında tutulması önemlidir.
Sigaranın bırakılması, tansiyon ve diyabet kontrolü, kolesterol tedavisi ve düzenli doktor kontrolleri uzun dönem sonuçlar açısından büyük önem taşımaktadır.